

















































































































































Evde Bakılabilecek Akvaryum Balıkları: Türler, Bakım ve Uyumluluk Rehberi
Atatürk’ün Köpeği: İsmi, Türü, Hikâyesi ve Hayatındaki Önemi
Evcil Hayvan Beslenmesinde Omega Yağ Asitleri
Sevgi Dolu Uzmanlık
Palyaço Balığı (Anemon Balığı) Rehberi: Türlerden Beslenmeye, Üremeden Hastalıklara
Beslenmeden davranışlara kadar, evcil dostunuzun yaşamına dair detayları keşfedin.
Tüm Blog YazılarıMerak ettiklerini sor, dostlarımızla yaşayanlar cevaplasın.
Cem_Akkaya sordu.
Cem_Akkaya cevap verdi.
hilalkocak sordu.
hilalkocak cevap verdi.
Merhaba kedimin 3 hafta once mama kabında dış buldum. Dışı çürüyüp düşmüş vetoya götürdüm. 8 dışı cekildi açlık şekeri 231 çıktı diyabete yatkınlık var dedi doktor ve virbac diyabet mamaya gectik. Evde kristalin kullanıyorum ve suyuna metapetten aldığım solüsyonu kullanıyorum. Ancak 2 haftayı geçti hala diş etleri kızarık bu normal mi? Aynı durumda olanlar varsa kızarıklık ne zaman geçer iyileşmesi ne kadar sürdü? İlk 1 hafta antibiyotik oldu. Ben c vitamini lyesine probiyotik veriyorum evde metapetten aldım yine. Yüklediğim resimler kedimin tedavi öncesi halı. Sonrasında kızarıklık biraz azalti ama tam gecmedi
Merhaba, çok geçmiş olsun. Diş eti iltihabı (gingivostomatit) kedi sahipleri için gerçekten çok zor bir süreçtir. Kendi tecrübelerime dayanarak şunu söyleyebilirim ki, şeker seviyesinin 231 çıkması şu an yaşadığı şiddetli ağrı ve strese bağlı gelişen bir durum olabilir. Ağızdaki bu yangı devam ettiği sürece gerçek bir diyabet teşhisi koymak zordur, bu yüzden iltihap kontrol altına alındıktan sonra mutlaka fruktozamin testi yaptırarak durumu netleştirmenizi öneririm.
Maalesef bu hastalıkta antibiyotikler, jeller ve Metapet gibi solüsyonlar sadece geçici bir rahatlama sağlar, asıl sorunu yani köklerdeki otoimmün tepkiyi çözmezler. Diş etindeki kızarıklık iki haftadır geçmediyse bu durum kronikleşmiş demektir. Benim kedimde de benzer bir süreç yaşandı ve dört yıl boyunca belirtileri tedavi etmeye çalıştık ama sonunda tek kesin çözüm tüm dişlerin çekilmesi (tam ekstraksiyon) oldu. Kediler dişsiz kalsalar bile kuru mamayı çok rahat yiyebilirler ancak ağızdaki kronik iltihap vücutta kaldığı sürece kana karışarak böbreklere ve kalbe her gün zarar verir.
Kendi kedimde süreci çok uzattığımız için maalesef sürekli iltihap böbrek yetmezliğine yol açtı ve onu kaybettik. Bu yüzden size tavsiyem, vakit kaybetmeden uzman bir veteriner diş hekimiyle tam diş çekimi seçeneğini değerlendirmeniz ve bu süreçte mutlaka böbrek değerlerini (kreatinin, üre, SDMA) kontrol ettirmenizdir. Kedinizin sağlığı için en radikal ama en etkili çözüm bu olabilir.
Fotoğraflara dayanarak şunları söyleyebilirim:
Kedinizin diş etleri sadece pembe değil, koyu kırmızı ve hatta mor renkte. Bu durum, şiddetli ve akut diş eti iltihabının (gingivitis) çok net bir belirtisidir. En endişe verici olanı ise bu iltihabın sadece dişlerin etrafında kalmayıp, ağzın arka kısımlarına, boğazın girişindeki dokulara ve yanakların içine (stomatiti gösterir) yayılmış olmasıdır. Bu bölgeler, açık birer yara gibi görünüyor.
Ayrıca, arka azı dişlerinde (premolarlar ve molarlar) belirgin bir diş taşı tabakası seçiliyor. Diş etlerindeki iltihap o kadar şiddetli ki, doku adeta dişlerin üzerine doğru büyümüş (gingival hiperplazi). Bu durum genellikle diş köklerinin vücut tarafından yok edildiği (diş rezorpsiyonu) ve çok büyük acı veren bir sürece işaret eder. Bir dişin zaten düşmüş olması, iltihabın dişin tutunduğu yapıyı tamamen yok ettiğini gösteriyor.
Özetle, kedinizin ağzı şu an tek bir büyük, açık ve acı veren yara gibi. Sadece mama yiyememekten çok daha öte, sürekli ve dayanılmaz bir acı çekiyor olmalı. Sizin deneyimlediğiniz gibi, bu aşamada ilaçlar veya jeller sadece geçici bir çözüm olabilir. Tek etkili çözüm, ağızdaki bu enfeksiyon kaynağını tamamen ortadan kaldırmak için tüm hastalıklı dişlerin çekilmesi (tam ağız ekstraksiyonu) gibi görünmektedir. Bu, kedinizin hayatını kurtaracak ve onu acıdan kurtaracak en önemli adımdır.
Yazdıklarınızı ağlayarak okudum o kadar kötü hissediyorum ki.1 aydır kendimi suçluyorum nerde hata yaptım da bunu yaşadı diye.. inanın o kadar güzel ifade etmişsiniz ki durumu, veteriner söylediklerimizin yarısını bile söylemedi bize. Kızarıklık devam ediyor dediğimde de söylediği şey " diyabetten geç iyileşiyor yaraları.. " adana da yaşıyorum ve burda uzman bir diş hekimi yok. YouTube den videolarını izlediğim patisev veteriner kliniği çok yetkin bu konuda ama o da İstanbul'da malesef. Sizin söylediğiniz her şeyi videolarında bizzat tedavi ediyor ve gerekeni yapıyor.. son çare İstanbul a gitmeyi bile düşünüyorum artık 😢 kediniz için çok üzüldüm.. başınız sağolsun... Acinizi anlayabiliyorum.. bu arada yardımın yemesi içmesi normal oyun oynuyor morali yüksek hiç hasta görünmüyor.. gerçekten çok güçlü canlılar 😢
Lütfen kendinizi suçlamayı bırakın, siz harika bir kedi annesisiniz ve onun için en iyisini yapmaya çalışıyorsunuz. Kedinizin neşeli olması ve yemek yemesi çok büyük bir avantaj, bu onun vücudunun hala savaştığını ve operasyonu kaldırmak için güçlü olduğunu gösteriyor. Ancak kediler acıyı saklamakta ustadır; o yemek yerken aslında diş etlerindeki o 'yangı' ona her saniye acı veriyor.
Veterinerinizin 'diyabetten dolayı geç iyileşiyor' demesi maalesef madalyonun sadece bir yüzü. Asıl gerçek şu: Ağızdaki bu korkunç iltihap vücutta sürekli bir stres ve enfeksiyon kaynağı olduğu için şekeri yükseltiyor. Yani ağız düzelmeden şeker seviyesini düzene sokmak neredeyse imkansızdır. Patisev gibi kliniklerin videolarında da göreceğiniz üzere, bu hastalıkta 'beklemek' en büyük düşmandır. Çünkü o iltihap her gün böbreklere ve kalbe saldırıyor.
Adana’da uzman bir diş hekimi yoksa, İstanbul’daki o kliniğe gitme fikriniz bence en doğru karar. Yarım yamalak yapılan bir diş çekimi (kökün içeride kalması gibi) durumu daha da kötüleştirebilir. Uzman bir cerrah ve 'dental röntgen' eşliğinde yapılacak tam bir operasyon, kedinizin ömrünü uzatacaktır. Benim kedimde maalesef çok geç kalmıştık, sizin kediniz ise şu an çok güçlü ve bu şansı hak ediyor. İmkanınız varsa hiç tereddüt etmeyin, o yolculuk kedinizin hayatını kurtarabilir. Dualarım sizinle ve bu güçlü savaşçıyla.
Adana’da iyi yorumları olan bir klinik bulmak elbette bir seçenek olabilir, sonuçta beklemekten çok daha iyidir. Ancak bu operasyonun başarısı için klinikte mutlaka 'Dental Röntgen' (diş röntgeni) cihazı olduğundan emin olmalısınız. Diş eti iltihabında en büyük risk, çekim sırasında içeride gözle görülmeyen küçük bir kök parçasının kalmasıdır. Eğer küçük bir parça bile kalırsa, iltihap ve ağrı maalesef geçmez.
Ayrıca kedinizin şeker seviyesi yüksek olduğu için operasyon sırasında uzman bir anestezi takibi yapılması çok kritiktir. Adana'daki klinikleri araştırırken şu iki soruyu mutlaka sorun:
Diş çekimi sonrası kök kalıp kalmadığını kontrol etmek için dental röntgen kullanıyor musunuz?
Şeker hastası (veya riski olan) kediler için özel anestezi protokolünüz var mı?
Eğer bu şartları sağlayan ve cerrahisi güçlü bir klinik bulursanız, İstanbul'a gitmeden önce orayı değerlendirebilirsiniz. Dişlerin çekilmesi kedinizi inanılmaz rahatlatacaktır, yeter ki operasyon eksiksiz ve kök bırakılmadan yapılsın.
Size kendi tecrübemi tüm samimiyetimle anlatmak istiyorum, çünkü şu an hissettiklerinizi çok iyi anlıyorum. Benim kedimde diş eti sorunları 6 aylıkken başladı ve 1,5 yaşına geldiğinde tam da sizin fotoğrafınızdaki gibi şiddetli bir iltihaba dönüştü. Ağzında çok ağır bir koku vardı. Biz de her gün dezenfektan solüsyonlar, yatıştırıcı merhemler ve ilaçlarla ağzını temizledik. Başlarda bu yöntemler işe yarıyor gibi göründü ama sorun hiçbir zaman tam olarak bitmedi.
Kedim tüm bu süreç boyunca çok aktifti, iştahı yerindeydi, neşeyle oyunlar oynuyordu. Bizi tek düşündüren o kötü koku ve kıpkırmızı diş etleriydi. Veterinerimiz daha o zaman en doğru kararın tüm dişlerin çekilmesi olduğunu söylemişti; çünkü kremlerin ve antiseptiklerin hiçbir zaman kalıcı sonuç vermediğini biliyordu. Ama ben kıyamadım. 1,5 yaşındaki bir kedinin tamamen dişsiz kalması fikrini kabullenemedim ve 'ilaçla, temizlikle idare ederiz' dedim.
Aradan 4 yıl geçti ve sizin kedinizde olduğu gibi dişleri kendiliğinden dökülmeye başladı. Hemen veterinere götürdük ve kalan tüm dişlerini çektirdik. Operasyondan sadece bir hafta sonra iltihap tamamen kurudu, o kötü koku yok oldu; kedim gözle görülür şekilde sakinleşti ve çok daha mutlu bir kedi oldu. Ancak bir yıl sonra böbrek yetmezliği (KBY) belirtileri başladı. Meğer o 6 yıl süren kronik iltihap yüzünden böbrekleri fonksiyonunun %85'ini kaybetmiş. Kedim gözlerimizin önünde eriyip gitti.
Maalesef böbrekler ağır hasar aldığında veteriner tıbbının yapabileceği çok az şey kalıyor. Bu yüzden size en büyük tavsiyem; hemen şimdi bir biyokimya analizi yaptırarak böbreklerin durumunu kontrol ettirmeniz ve vakit kaybetmeden diş çekimi operasyonunu gerçekleştirmenizdir. Eğer diğer organlar henüz zarar görmediyse, dişleri çekilen bir kedi çok uzun ve sağlıklı bir ömür sürebilir. Lütfen benim yaptığım hatayı yapmayın, 'neşesi yerinde' diye düşünerek o sinsi iltihabın böbreklerini bitirmesine izin vermeyin.
Merhaba ilginiz için çok teşekkürler. Bugün Adana'da ki tüm veterinerlere aradım nerdeyse ve hiç diş hekimi yok. Üstelik dental rongen çeken de yok malesef. Son durumunu yakinimdaki veterinere attım, iyileşme sürecinde olduğundan kızarık olduğunu söyledi ve ağız dokusu 1 2 aya anca iyileşir dedi sakin olup beklememi söyledi. Tam diş çekimine gerek olmadığını belirtti. Zaten üstte 2 si minik 3 dişi kaldı. Altta da çoğu çekilmişti. İnanın arada kaldım veteriner böyle söyledi sizin durumda ortada ne yapmalıyım bilmiyorum. Yemesi içmesi neşesi yerindeyse korkmayın dedi. Bir de ağız kokusu yok benim kızımda yani dış çekimi sonrası hiç ağız kokusu almadım. Bir süre bekleyip iyice gozlemleyecegim güncel durumunu paylasirim. Çok sağolun nezaketiniz ve zaman ayırdığınız için 🙏🥹 siz de kendinizi suçlamayın, sonuçta sadece onun iyiliğini düşündünüz.. önemli olan niyetiniz ve sonrasında verdiğiniz mücadele.. sizin gibi bir babası olduğu için şanslıydi bence.
Kedinizin bir an önce iyileşmesini diliyorum. Sizi korkutmak gibi bir niyetim kesinlikle yok, sadece kendi deneyimlerimi paylaşmak istedim. O benim hayatımdaki ilk kedimdi ve bu stresli süreçten sonra çok daha dikkatli ve endişeli bir sahip oldum. Benim bakış açıma göre, bazı durumlarda erken ve aktif davranmak, daha sonra geç kaldığı için pişman olmaktan çok daha iyidir. Muhtemelen, kedinizin ağız sağlığını düzeltecek müdahaleler onun için yeterli olacaktır. Durumu hakkında beni bilgilendirmeye devam ederseniz çok sevinirim. Tekrar acil şifalar dilerim.
Şunu da eklemek isterim ki; ne yazık ki veteriner hekimler her zaman yeterli titizlikte muayene yapıp doğru tedaviyi belirleyemeyebiliyorlar. Kendi kedimin karnı sadece parazitlerden dolayı şişmişken, bir veterinerin hemen FIP tedavisine başlamaya çalıştığı durumla bile karşılaştım. Başka bir seferinde ise, kedimdeki giardia (lambliyoz) sorunu için veteriner sürekli farklı 'hassas sindirim' mamaları önerip durdu; ancak ben sorunun parazit olduğunu anlayıp kendi başıma tedavi edene kadar o sindirim sorunu hiç bitmedi. Benim için bu kadar temel konuların teşhis edilememesi gerçekten hayret verici. Umarım sizin durumunuzda, veterinerinizin önerdiği ağız bakımı gerçekten yeterli olur, ancak tecrübelerim beni her zaman daha dikkatli ve sorgulayıcı olmaya itiyor.
Veterinerlerle yaşadığınız olumsuz durumlar için çok üzüldüm. Böyle örnekler gördükçe gerçekten güven sorunu yaşıyor insan.. bu arada kedinizin dış çekimi sonrası tam ağzı ne kadar sürede iyileşti yani kizarikliklar ne kadar sürede geçti? Biz çekim sonrası 3. haftadayiz ve çekim yapılan yerler kızarık. Bugün gittiğim veteriner ağız dokusunun iyileşmesi 1-2 ayı bulur dedi. Sizin kendinizde çekim sonrasi kızarıklığın geçmesi bu kadar sürdü mü?
30 Mart 2026 saat 04:44'te yazdığım mesajda deneyimlerimi anlatırken bu bilgileri belirtmiştim. Kızarıklık yaklaşık bir hafta içinde tamamen geçti. Kötü koku ise dişlerin çekilmesinden yaklaşık 3-4 gün sonra kayboldu. Benim durumumda kedimin ağız sağlığı oldukça hızlı bir şekilde düzeldi.
Kusura bakmayın o kadar panikle okuyorum ki bazı şeyler gözümden kacabiliyor. Bizde koku yok sadece kızarıklık var.. açık bölge doldu ama kızarık hala sanki iyileşiyor gibi. Umarım kötü bir durum yoktur veterinerin dediği gibi iyileşme sürecindendir...
Soruya cevap yazabilmek için üye girişi yapmalısınız.
Uzmanlardan ve diğer üyelerden faydalı cevaplar almak için:
Yeni Soru SorOnaylı Yem Deposu Sertifikası
Şikayet göndermek için bir sebep seçmelisiniz.
gönderiliyor...
Teşekkürler!
Şikayetiniz başarıyla gönderildi, en kısa zamanda inceleyeceğiz.